Karideslerimizin fotoğraflarını nasıl daha güzel çekebiliriz?

 

Sevgili arkadaşlar bu yazıda karides fotoğrafı çekmek üzerine bildiklerimi ve tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Özellikle çok fazla teknik konulara girmeden günlük dille anlatmaya çalışacağım, böylece fotoğrafçılık konusunda herhangi bir eğitimi olmayan arkadaşlar da faydalanabilirler.

 

KOMPOZİSYON:

Her fotoğraf bakana bir şeyler anlatmalıdır. Önemli olan; fotoğrafı çeken kişinin anlatmak istediğini bakan kişinin doğru bir şekilde anlamasıdır. Bu yazı, özellikle Karides fotoğrafı yarışmasına yönelik bir yazı olduğu için, fotoğrafımızın konusu “ karidesimizin güzelliği ” olmalıdır.

Her şeyden önce akvaryumunuzun camını hem içten hem dıştan çok güzel bir şekilde siliniz, suyun berrak olması için gereken su filtrasyonunu sağlayınız. Pis bir camın arkasından veya bulanık suda yüzen bir karides dünyanın en güzel canlısı da olsa fotoğrafınız güzel çıkmayacaktır.

Fotoğraflamak için en güzel ve sağlıklı karideslerimizi hedef almalıyız.

Fotoğraflarımızda fotoğrafını çekmek istediğimiz karides tek başına yer alırsa görsel açıdan çok daha güçlü etkisi olacaktır. Sağda solda başka karidesler veya canlı cansız objeler olursa kompozisyon anlatım gücünü kaybetmeye başlar.  ( fotoğrafçı ile ressam arasındaki fark için “ressam ekleyendir, fotoğrafçı eksiltendir.” denilir. Bunun sebebi fotoğrafta sadelik anlatımı güçlendirir. Hele ki kompozisyonla hiç ilgisi olmayan şeyler bakanın ilgisini dağıtır anlatımı zayıflatır.)

Kompozisyonu sadeleştirmek için en önemli püf noktalardan birisi; fotoğraflamak istediğimiz karidese, mümkün olduğunca, makinemizin netlik noktası izin verdiği kadar, yaklaşarak çekim yapmak olacaktır. Mümkünse kadrajımız (fotoğrafı oluşturan dört kenarlı çerçeve) tamamen çekmek istediğimiz karidesle dolu olsun. Kompozisyona ait olmayan herşeyi kadrajınızın dışına çıkartmaya çalışın. Teknik engeller yüzünden bunu yapamadığınızda bilgisayarınızda fotoğraf işleme yazılımları kullanarak, fotoğrafınızın en boy oranlarını bozmadan, gereksiz kısımları fotoğrafınızdan çıkartın.

Arka plan (fon) sade olmalıdır. Fotoğrafını çektiğiniz karidesin arkasında görsel karmaşa varsa bu kompozisyonu bozar, ilgiyi dağıtır, gerekirse akvaryumun arkasına mat siyah bir karton koyunuz, akvaryumun içinde, arka planın karidesinizin renklerinden farklı ve tek renkte olduğu, küçük stüdyo mekanları hazırlayarak karidesinizin oraya gelmesini sabırla bekleyiniz, böylece kompozisyonu bozan fon karmaşasından kurtulmuş olursunuz. (Unutulmamalıdır ki güzel fotoğraflar çekmek sabır ve emek işidir, bazı doğa fotoğrafçıları vahşi hayvanları doğal ortamında çekebilmek uğruna günlerce kamuflaj altında yatarak beklerler.)

Sıra dışı çekim açıları ve kurgular bulmaya çalışın. Her zaman , herkesin akvaryuma ve karideslere baktıkları açı dışında farklı, sıra dışı açılardan fotoğraf makinenizi doğrultarak karidesinizi fotoğraflarsanız, çektiğiniz fotoğraflarınız sıradanlıktan ve sıkıcılıktan kurtulur, ilginç kareler ortaya çıkar. Yaratıcı düşünmeye çalışın. Mesela kumun üzerine yerleştireceğiniz küçük bir ayna ile karidesinizi hem sırtından hem karnından aynı anda fotoğraflayabilirsiniz.

Çok Çok fotoğraf çekin, yüzlerce hatta binlerce fotoğraf içinden en güzellerini seçin, bu seçimde mümkünse başkalarının da fikirlerini sorabilirsiniz. Profesyonel fotoğrafçılar yüzlerce fotoğraf çekerler ve sadece birkaç tanesini kullanırlar. Sadece birkaç fotoğraf çekip mükemmeli yakalamak piyangoda büyük ikramiye çıkmasından daha zordur.

Daha önce benzer yarışmalarda dereceye giren, ödül almış fotoğrafları inceleyin, kendi fotoğraflarınızla karşılaştırın, neleri eksik veya hatalı yaptığınızı bulmaya çalışın.

Fotoğraf makineniz akvaryum yakınında, sudan ve rutubetten korunaklı bir yerde, pilleri dolu, hafıza kartı boş, her an kullanılmaya hazır durumda olsun. Böylece anlık pozları kaçırmamış olursunuz.

 

Şimdi biraz da işin teknik yönünden bahsedelim;

Fotoğraf makinanızın objektifindeki parmak izi ve tozları, bu iş için özel olarak yapılmış temizleyicilerle, temizleyiniz. Objektifin çizilmemesine çok dikkat ediniz, bir toz tanesi bile çizilmeye sebep olabilir.

Genel olarak bizi ilgilendiren tipteki fotoğraf makinaları iki guruba ayrılır, birinci grup kompak makinalardır bunlar genelde bas-çek makinalar olarak adlandırılır. İkinci grup objektifi değişebilen SLR/DSLR makinalardır. Bu noktada bilmenizi isterim ki fotoğrafı makine çekmez, fotoğrafçı çeker. Kibrit kutusundan fotoğraf makinası yapılıp güzel fotoğraflar çekmek mümkündür.

Düşünülenin aksine makinenizin ne kadar pahalı olduğunun veya ne kadar ileri teknoloji olduğunun pek bir önemi yoktur, ama sizin elinizdeki makineyi ne derecede tanıdığınızın, kullanım kılavuzunu ne kadar sık okuduğunuzun, veya fotoğrafçılıkla ilgili ne kadar bilginiz olduğunun çok önemi vardır. Makinenizi iyi tanıyın, özelliklerini iyice öğrenin, sürekli denemeler yapın, bol bol fotoğraf çekin ve araştırın.

Karides fotoğrafı çekmek için makinenizin “Makro” özelliğini kullanmanız gerekmekte, bazı markalarda bu özellik “mikro” olarak da geçebilir, genellikle lale sembolü ile gösterilir. SLR/DSLR makinalarda bu özellik makinanın objektifinde (lensinde) mevcuttur. Eğer DSLR makinanız varsa ve makro lens almayı düşünüyorsanız iyice araştırmadan sadece satıcının tavsiyesi ile almayın.

Makro özelliği kısaca; makinenin çok yakındaki objeleri netleyebilme özelliğidir. Hemen hemen her dijital kompak makinede makro özelliği vardır. Karides fotoğrafı çekmek için makineniz makro çekim modunda ayarlanmış olmalıdır. Aksi takdirde yakından çekilen fotoğraflar net çıkmaz, veya makine netleme yapamadığı için uyarı verir, çekmez.

Makinamızda yapacağımız ikinci ayar ise Otomatik netleme noktası seçimi ayarı olacaktır.

Dijital makinaların hemen hemen hepsinin yazılımı otomatik netleme (auto focus) yaparken en yakındaki objeyi netlemeye programlanmıştır. Bu özellik çoğu zaman amaca hizmet etse de bazen fotoğrafımızda asıl çekmek istediğimiz objenin bulanık, ama alakasız bir noktanın çok net çıkması sonucunu getirir. Bunun önüne geçmenin en pratik yolu, makinanızın otomatik netleme noktasını sadece merkezdeki tek nokta olarak ayarlamanız olacaktır. (Genellikle merkez netleme noktası diğer netleme noktalarından daha hassas mesafe ölçümü yapar.)

Eğer fotoğrafınızda net çekmek istediğiniz nokta merkez noktası değilse bile, deklanşör düğmesine yarım basarak istediğiniz noktayı netledikten sonra, deklanşör düğmesinden parmağınızı kaldırmadan, hafifçe makineyi çevirerek, arzuladığınız kadraj yerleşimini yapıp, deklanşöre tam basarsanız, istediğiniz sonuca ulaştığınızı göreceksiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta makineyi çevirirken mesafeyi korumaktır. Biraz alıştırma yaptıktan sonra daha iyi sonuçlar çıkar. Kaliteli bir tripod (üçayak) mesafeyi koruma konusunda işinizi kolaylaştırır.

Makinemizde yapacağımız üçüncü ayar otomatik ışık ölçümü alanı ayarıdır.

Dijital makinalar, otomatik olarak, fotoğraflamak istediğiniz alanın ışık değerlerini ölçer ve ona en uygun enstantane, diyafram ve ISO ayarlarını belirler. Makinenin ayar menülerinde birkaç değişik şekilde ışık ölçümü vardır. Biz karidesimizi fotoğraflarken Noktasal ışık ölçüm (spot metering) seçeneğini seçerek, asıl çekmek istediğimiz karidesimizin üzerine düşen ışık miktarına göre makinanın otomatik ayarlarını yönlendiririz. Böylece kadrajımız içerisine dahil ettiğimiz parlayan veya karanlık kalan bölgeler makinanın ışık ayarını yanıltamaz. Karidesimiz doğru ışık değerlerinde pozlanmış olarak fotoğraflanır.( Noktasal ışık ölçüm seçeneği fotoğraf karesinin merkezinden fotoğrafın yaklaşık %15’lik dairesel bir parçasındaki ışık değerlerini ölçer). Eğer makinenizde noktasal ışık ölçüm seçeneği yoksa ona en yakın olan merkez ağırlıklı ölçüm (center weighted metering) modunu kullanabilirsiniz.         

Dördüncü ayarımız “Beyaz dengesi ayarı” (White balance)

Renklerle ilgili sorun yaşıyorsanız makinenizin beyaz dengesi ayarını yapmanız gerekmektedir. Kısaca açıklamak gerekirse; ışığın rengi değiştikçe bütün renkler de ışığa göre ton değiştirir. Dijital sensörlü makinalar beyaz rengi baz alarak diğer bütün renkleri belirlerler, ama beyaz rengin bizzat kendisini belirlemek konusunda çok da başarılı değillerdir. İnsan beyni beyaz rengi ortam ışığına göre kendisi belirler, örnek vermek gerekirse kırmızı aydınlatma olan bir odada beyaz renkteki nesneler gözümüze pembe renk görünürler, İnsan beyni gözün pembe gördüğü nesnelerin aslında ışıktan dolayı yanlış renk göründüğünü bilerek düzeltir ve beyaz renk olarak algılar (interpreting). Dijital makinalar henüz bu düzeltmeyi insan beyni seviyesinde başaramıyorlar. Bazen aynı balığın akvaryumun değişik yerlerinde fotoğraflarını çekersiniz ve balığın renkleri her fotoğrafta farklı çıkar. Bunun sebebi makinenin otomatik beyaz dengesi ayarının her defasında kendi kendine beyaz renk için farklı bir sayısal değer belirlemiş olmasıdır.

Peki, doğru beyaz dengesi ayarını nasıl yaparız?

Öncelikle ortam ışığına göre makinamızdaki hazır beyaz dengesi ayarlarını (preset) tek tek deneyebiliriz; bu hazır ayarları deneyerek fotoğraflarımızdaki renklerin gerçekte olması gereken renkle aynı olup olmadığını karşılaştırırız, eğer doğru rengi yakalamışsak tamamdır, bundan sonra akvaryumun aydınlatmasını değiştirmedikçe o hazır ayar ihtiyacımızı karşılayacaktır. Eğer hazır ayarlardan hiçbiri gerçekteki renkleri karşılamıyorsa makinemizdeki manuel beyaz dengesi ayarını (Custom White Balance) kullanmamız gerekmekte. Her dijital makinenin kullanım kitapçığında bu ayarın nasıl yapılacağı açıklanır, eğer kitapçık yardımcı olmuyorsa, internette makinanızın modeline göre nasıl ayarlanacağını büyük ihtimalle bulabilirsiniz. Buradaki mantık şöyle olmalı; akvaryumun içine uygun büyüklükte tam beyaz bir nesne yerleştirip onun fotoğrafını çekiyoruz. Sonra makinamızın manuel beyaz dengesi ayarlarından çektiğimiz o fotoğrafı kullanarak beyaz rengi makinaya biz öğretiyoruz. Unutulmamalıdır ki ışık koşulları değiştiğinde beyaz dengesi ayarı tekrar yapılmalıdır. Akvaryuma koyacağınız tam beyaz nesnenin karideslerinize zarar vermeyecek bir şey olmasına çok dikkat ediniz.

 

IŞIK:

Işık fotoğraftaki en önemli konudur. Işık yoksa fotoğraf da yoktur.

Birçok denemede fotoğraflarımız istenilen netlikte çıkmaz, titrek veya gölgeli çıkar. İşte bunun birinci sebebi yetersiz ışıktır.

Karides fotoğrafları çekerken akvaryumumuzun normalde kullandığımız aydınlatması yetersizdir, güzel ve net fotoğraflar için mutlaka güçlü bir ışığa ihtiyacımız var. Bunun için ya harici flaş ya da bulabildiğimiz en güçlü aydınlatma elemanlarını bu iş için kullanacağız.

“Makinanın kendi üzerindeki flaşı neden kullanamıyoruz?” dediğinizi duyar gibiyim. Makinanızın üzerindeki flaşın kullanılamamasının birkaç sebebi var; Flaş ışığı, akvaryumun camından yansıyarak fotoğraflarınızda ışık patlaması yaratır, objektifle aynı açıdan gelen ışık doğallıktan uzak bir ışıktır, karidesin hemen arkasında çirkin ve keskin hatlı gölgeler veya hiç gölge olmaması durumu oluşturur, karidesin gövdesindeki detay ve dokular objektifle aynı açıdan gelen ışıkta kaybolur; fotoğraflarınıza yansımaz, fotoğrafta olması gereken derinlik hissi oluşmaz. Karidesin kabuğunda yapay parlamalar oluşur.

Yukarıda saydığım sebeplerle makinemizin üzerindeki flaşı kullanmayı tercih etmiyoruz, makinenin ayarlarından dahili flaşı kapatıyoruz.

Eğer harici bir flaş sistemi kullanmıyorsak elimizdeki en güçlü ışık kaynaklarını bir arada kullanabiliriz.

Işığı akvaryuma tam tepeden düşey olarak konumlandırmayın, biraz eğik açı ile gelsin (saat 08 veya 16’daki güneşin açısı gibi olabilir), tam tepeden gelen ışık karidesin tam altında gölge oluşmasına sebep olur, güzel görünmez.

Tek bir ışık kaynağı kullanıyorsanız veya fotoğraflarınızdaki gölgeler keskin hatlarda çıkıyorsa camcıdan mat cam (desensiz düz buzlu cam) kestirip akvaryumunuzun üzerine kapatın ve ışığın dağılarak gelmesini sağlayın. Mat cam yerine aydınger kağıdı veya desensiz banyo perdesi gibi başka malzemeler de deneyebilirsiniz. Fotoğrafçılıkta buna diffüzör denilir ve ışığın yumuşatılması, dağıtılması amacıyla kullanılır. Seçilen diffüzör materyali ışığın rengini değiştirmemeli ve ışığın gücünü fazla düşürmemeli.

Fotoğraflarınız kumlu, titrek, gölgeli veya özellikle hareketli nesneler bulanık çıkıyorsa ışığınız yetersizdir, daha güçlü ışık kaynağına ihtiyacınız var demektir. Otomatik ayarlarla çekim yaparken yetersiz ışık pozlama süresini (enstantane) uzatır ve/veya ISO(ASA) ayarını yükseltir ve ISO ayarının yükselmesi fotoğrafta kumlanma şeklinde kendini gösterir, pozlanma süresinin uzaması ise elinizdeki makinanın ya da çekilen objenin hareket etmesi sonucu titrek, gölgeli veya bulanık fotoğraflar ile sonuçlanır.

Yansıma sorunu için tavsiyeler:

Akvaryumunuzun içini fotoğraflarken akvaryumunuzun dışı mümkün olduğu kadar karanlık olmalıdır. Bu yüzden gece saatlerinde odanın ışıklarını tamamen kapatarak çekim yapmayı tercih edin. Üzerinize siyah bir kıyafet giyin, açık renkteki, parlak ve yansıma yapabilecek nesneleri ortamdan uzaklaştırın, hatta varsa gözlüklerinizi, elinizdeki yüzüğü bile çıkartırsanız iyi olur. Bunlar uygulanmadığı zaman akvaryumun dışındaki nesneler, fotoğraf makineniz ve sizin görüntünüz akvaryumun camından ayna gibi yansıyarak fotoğrafta yerini alır. (Bu yüzden birçok profesyonel fotoğraf makinesi kendi yansımasının önüne geçilmesi için mat siyah renkte üretilir.)

Eğer ne yaparsanız yapın camdaki yansımaların önüne geçemiyorsanız; mat siyah karton alın. Kartondan makinenizin en yakın makro çekim mesafesine uygun uzunlukta ve genişlikte bir koni (külah) yapın (15- 25 cm civarı olabilir) . Bantla külahınızın şeklini sabitleyin külahın dar ucunu makinanızın objektifinin sığacağı genişlikte kesin, külahın geniş ucunu cama dayayıp, dar ucundan makinenizin objektifini sokarak en az yansıma ile çekimler yapabilirsiniz.

Manuel ayarları kullanan arkadaşlar için diyafram enstantane ve ISO hakkında ekleyeceklerim;

ISO (ASA) ne kadar yüksekse fotoğraflarınız o kadar kumlu çıkar. Işık ne kadar çoksa ISO’yu o kadar düşük tutma imkanınız olur. Ben genelde 100 ISO tercih ediyorum.

Enstantane (Tv) fotoğrafın çekilme hızıdır. Duran bir karidesin hareket eden kısımlarını da net çekebilmek için 1/60sn veya daha hızlı bir enstantane değeri tercih edilmelidir ben genelde 1/100sn tercih ediyorum.  Yüzmekte olan bir karidesi net çekmek için 1/250sn veya 1/500sn gerekebilir. Enstantane değeri süre olarak kısaldıkça daha fazla ışığa ihtiyaç duyulur, enstantane değeri uzadıkça ışık ihtiyacı azalır.

Diyafram (F)(Av) değeri net alan derinliğini belirler, diyafram değeri (sayısal olarak) ne kadar küçükse net alan o kadar dardır, ne kadar büyükse net alan o kadar geniştir, diyafram değeri sayısal olarak büyüdükçe ışık ihtiyacı artar.

Ayrıca, çekilen objeye olan uzaklık ve kullanılan objektifin odak uzaklığı net alan derinliğini etkileyen faktörlerdir. İdeal olan karidesin tamamının net ama öndeki ve arkadaki nesnelerin bulanık çıkması olmalı.

Manuel ayarları kullanan arkadaşlar kullandıkları ışığın gücüne göre ISO, enstantane ve diyafram ayarlarını deneme yanılma yöntemiyle bulmaları gerekiyor.

Fotoğraf konusunda yazılmış ciltler dolusu kitaplar ve daha henüz yazılmamış tonlarca bilgi mevcut, yukarıda yazdıklarım okyanusta bir damla bile sayılmaz, amacım yarışmaya katılacak arkadaşlara fotoğraflarında fark yaratabilecek birkaç temel bilgi ve püf noktasından bahsetmek. Kusurlarım ve ukalalığım için hoşgörünüze sığınıyorum.

Daha fazla bilgi için önce GOOGLE’a daha sonra bana sorabilirsiniz

Güzel fotoğraflar, sağlıklı karidesler dilerim.

 

 

Hazırlayan: Sinanistanbul

 


Yazının tüm hakları karidesforum.com sitesine aittir, kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz.

 

 

 


KATEGORİLER
Son 5 Üye
Kayıt
muhammed123
16.01.2018
OnurYıldırım
16.01.2018
hüseyincin
16.01.2018
efe
16.01.2018
ufuk
15.01.2018
Forumda son 5 aktif başlık
Gönderen jador » 18.01.2018 15:23
FOTOĞRAF VE VİDEOLAR » Üyelerimizin Akvaryumları
Gönderen orçun » 17.01.2018 15:00
GENEL » Kendin Yap (D.I.Y.)
Gönderen murat nuri » 17.01.2018 08:11
GENEL » Tanışma
Gönderen murat nuri » 14.01.2018 09:55
KARİDESLER » Karides Türleri
Gönderen Ugur.Bigstone » 11.01.2018 00:51
KARİDESLER » Yeni Başlayanlar
Destekçilerimiz